Epilepsi türleri ve belirtileri, nöbetlerin başladığı beyin bölgesine ve nöbetin özelliklerine göre değişebilir. Fokal, absans, miyoklonik ve diğer epilepsi türlerinde dalma, bilinç değişikliği, istemsiz hareketler, kasılmalar veya farklı duyusal belirtiler görülebilir.

Epilepsi Türleri ve Belirtileri Nelerdir (1)

Epilepsi Türleri Nelerdir?

Epilepside “nöbet türü”, “epilepsi türü” ve “epilepsi sendromu” aynı kavramlar değildir. Nöbet türü, meydana gelen nöbetin özelliklerini ifade ederken epilepsi türü kişinin genel hastalık tablosunu tanımlar. Epilepsi sendromları ise başlangıç yaşı, nöbet türleri, EEG özellikleri ve bazen genetik özellikler gibi birçok bulgunun birlikte değerlendirilmesiyle tanımlanan daha özel tablolardır.

Epilepsiler genel olarak nöbetlerin başlangıç özellikleri ve hastanın klinik bulguları doğrultusunda değerlendirilir. Başlıca gruplar arasında fokal epilepsiler, jeneralize epilepsiler, hem fokal hem jeneralize özellik taşıyan epilepsiler ve başlangıç özellikleri henüz kesin olarak belirlenemeyen epilepsiler bulunabilir.

  • Fokal epilepsi: Nöbetlerin beynin belirli bir bölgesindeki sinir ağlarından başladığı epilepsi grubudur.
  • Jeneralize epilepsi: Nöbet aktivitesinin başlangıçtan itibaren beynin iki tarafındaki yaygın ağları etkilediği epilepsileri ifade eder.
  • Birleşik jeneralize ve fokal epilepsi: Aynı hastada hem fokal hem jeneralize nöbet özelliklerinin görülebildiği bazı epilepsi tablolarıdır.
  • Başlangıcı veya türü tam belirlenemeyen epilepsi: Mevcut klinik ve tetkik verileriyle epilepsinin hangi ana grupta olduğu kesinleştirilemeyebilir.

Temporal lob epilepsisi ve frontal lob epilepsisi, fokal epilepsilerin beynin başladığı bölgeye göre tanımlanan örnekleridir. Juvenil miyoklonik epilepsi ise belirli başlangıç yaşı, nöbet özellikleri ve EEG bulguları olan bir epilepsi sendromudur. Işığa duyarlılık veya nöbetlerin uykuda görülmesi ise her zaman başlı başına ayrı bir epilepsi türü anlamına gelmez.

Bu ayrım önemlidir; çünkü nöbet türünün ve epilepsi sendromunun doğru tanımlanması hem kullanılabilecek nöbet önleyici ilaçların seçiminde hem de hastalığın olası seyri hakkında değerlendirme yapılmasında rol oynar.

Epilepsi Belirtileri Türlere Göre Nasıl Değişir?

Epilepsi belirtilerinin farklı olmasının temel nedenlerinden biri, nöbet sırasında beynin farklı bölgelerinin etkilenebilmesidir. Beynin hareketleri yöneten bölgelerinde başlayan bir nöbet istemsiz hareketlerle ortaya çıkabilirken duyusal bölgelerde başlayan nöbetlerde karıncalanma, uyuşma, görsel değişiklik veya olağandışı kokular gibi belirtiler görülebilir.

Bilinç ve hafızayla ilişkili beyin ağlarının etkilenmesi durumunda kişi birkaç saniye veya dakika boyunca çevresiyle bağlantısını kaybedebilir. Bazı hastalar nöbet sırasında dışarıdan bakıldığında uyanık görünmesine rağmen sorulara yanıt veremeyebilir veya yaşananları sonradan hatırlamayabilir.

Epilepsi nöbetlerinde görülebilecek belirtiler oldukça geniştir:

  • Ani bilinç kaybı,
  • Çevreye yanıt vermeme,
  • Birkaç saniyelik dalma,
  • Tek taraflı veya iki taraflı kasılmalar,
  • Kolda veya bacakta ritmik hareketler,
  • Kaslarda ani sertleşme,
  • Kas gücünün aniden kaybolması,
  • Ani ve kısa sıçrama hareketleri,
  • Dudak şapırdatma, çiğneme veya ellerle amaçsız hareketler,
  • Geçici konuşma bozukluğu,
  • Olağandışı koku veya tat algısı,
  • Görsel veya işitsel değişiklikler,
  • Ani korku veya yoğun duygusal his,
  • Déjà vu benzeri tanıdıklık hissi,
  • Karından yukarı doğru yükseliyormuş gibi hissedilen olağandışı duyum,
  • Uyku sırasında tekrarlayan olağandışı hareketler.

Belirtilerin birkaç saniye sürmesi veya çok hafif olması epilepsi olasılığını ortadan kaldırmaz. Özellikle aynı özellikleri taşıyan kısa ve tekrarlayıcı atakların bulunması değerlendirme açısından önemlidir.

Nöbet sonrasında ise hastada geçici bilinç bulanıklığı, yorgunluk, uyku isteği, baş ağrısı, kas ağrısı veya kısa süreli hafıza sorunları görülebilir. Ancak her epilepsi nöbetinden sonra bu belirtilerin ortaya çıkması gerekmez.

Fokal Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Fokal epilepside nöbetler beynin belirli bir bölgesindeki sinir hücreleri veya sinir ağlarından başlar. Belirtiler nöbet aktivitesinin başladığı bölgenin görevine göre değişir. Bu nedenle fokal nöbetler birbirinden oldukça farklı görünebilir.

Fokal nöbet sırasında kişinin farkındalığı tamamen korunabilir. Böyle bir durumda hasta nöbet sırasında yaşadığı olağandışı duyumları veya hareketleri hatırlayabilir. Bazı fokal nöbetlerde ise farkındalık etkilenir ve kişi çevresiyle geçici olarak sağlıklı iletişim kuramaz.

Fokal epilepside görülebilecek belirtiler arasında şunlar bulunabilir:

  • Tek kol, el, bacak veya yüz bölgesinde istemsiz hareket,
  • Vücudun belirli bir bölgesinde uyuşma veya karıncalanma,
  • Ani sıcaklık veya soğukluk hissi,
  • Gerçekte bulunmayan bir kokuyu veya tadı algılama,
  • Işık parlamaları veya görsel değişiklikler,
  • Ani korku veya huzursuzluk,
  • Déjà vu veya yabancılık hissi,
  • Karında yükselen olağandışı bir his,
  • Kısa süreli konuşamama veya söylenenleri anlayamama,
  • Çevreye yanıt vermeme,
  • Dudak şapırdatma, çiğneme veya yutkunma gibi tekrarlayıcı hareketler,
  • Ellerle kıyafetleri çekiştirme veya amaçsız hareketler yapma.

Bazı fokal nöbetler yalnızca başladıkları beyin bölgesiyle sınırlı kalırken bazıları başka beyin ağlarına yayılabilir. Nöbet aktivitesinin iki beyin yarım küresine yayılması durumunda tüm vücudu etkileyen tonik-klonik kasılmalar gelişebilir.

Fokal epilepside nöbet belirtileri çoğu zaman kişiye özgü ve tekrarlayıcıdır. Hastanın her nöbet öncesinde aynı kokuyu hissetmesi, benzer bir korku duygusunun ortaya çıkması veya aynı vücut bölgesinde hareket başlaması nöbetin başladığı bölgenin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Temporal Lob Epilepsisi Belirtileri Nelerdir?

Temporal lob epilepsisi, nöbetlerin beynin şakak bölgelerinde bulunan temporal loblardan başladığı fokal epilepsi türlerinden biridir. Temporal lob; hafıza, duygu, işitsel algı ve bazı duyusal süreçlerle ilişkili önemli beyin yapılarını içerdiği için bu bölgeden kaynaklanan nöbetlerde yalnızca kasılma değil, çok farklı zihinsel ve duyusal belirtiler görülebilir.

Temporal lob nöbetinden önce bazı hastalarda “aura” olarak adlandırılan belirtiler ortaya çıkabilir. Aura aslında nöbetin kendisinin fokal başlangıçlı bir bölümünü temsil edebilir.

Temporal lob epilepsisinde görülebilecek belirtiler arasında:

  • Déjà vu hissi,
  • Bulunulan ortamın aniden yabancı gelmesi,
  • Nedensiz yoğun korku veya huzursuzluk,
  • Karından göğse veya boğaza doğru yükselen olağandışı his,
  • Gerçekte olmayan bir koku veya tadın algılanması,
  • Çevreye birkaç saniye veya dakika yanıt vermeme,
  • Boş bakma,
  • Dudak şapırdatma,
  • Çiğneme veya yutkunma hareketleri,
  • Ellerle tekrarlayan amaçsız hareketler,
  • Geçici konuşma veya anlama güçlüğü,
  • Nöbet sonrasında kısa süreli kafa karışıklığı ve hafıza sorunu

görülebilir.

Temporal lob nöbetlerinde hasta her zaman yere düşmez veya kasılmaz. Kişi dışarıdan yalnızca dalmış gibi görünebilir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan ve birbirine benzeyen kısa farkındalık kayıpları bazen çevredeki kişiler tarafından uzun süre fark edilmeyebilir.

Nöbet sonrasında kişinin bulunduğu yeri veya yaşananları kısa süreli hatırlayamaması da görülebilir. Temporal lob epilepsisinin tanısında hastanın nöbet öyküsünün yanı sıra EEG ve gerekli durumlarda epilepsi protokolüne uygun beyin MR incelemesi kullanılabilir.

Frontal Lob Epilepsisi Belirtileri Nelerdir?

Frontal lob epilepsisinde nöbetler beynin ön bölümünde bulunan frontal loblardan kaynaklanır. Frontal loblar hareketlerin kontrolü, davranış, karar verme ve birçok karmaşık beyin işlevinde rol oynadığı için bu bölgede başlayan nöbetlerin görünümü oldukça değişken olabilir.

Frontal lob nöbetleri sıklıkla kısa sürer ve bazı hastalarda gün içerisinde veya gece boyunca birden fazla kez tekrar edebilir. Özellikle uyku sırasında ortaya çıkan nöbetler olağandışı hareketler nedeniyle uyku bozukluklarıyla karıştırılabilir.

Görülebilecek belirtiler arasında:

  • Kollarda veya bacaklarda ani sertleşme,
  • Başın veya gözlerin bir tarafa dönmesi,
  • Tekrarlayan hızlı hareketler,
  • Pedal çevirme benzeri bacak hareketleri,
  • Vücudun olağandışı pozisyon alması,
  • Ani ses çıkarma veya bağırma,
  • Kısa süreli davranış değişiklikleri,
  • Uyku sırasında aniden doğrulma veya yoğun hareketlilik,
  • Kısa süreli farkındalık değişikliği

bulunabilir.

Frontal lob nöbetlerinin bazıları son derece kısa olduğu için hasta nöbet sonrasında hızla normale dönebilir. Bu durum tanıyı zorlaştırabilir. Aynı zamanda hareketlerin sıra dışı görünmesi nedeniyle bazı frontal lob nöbetleri psikojenik olaylarla veya parasomnilerle karışabilir.

Özellikle geceleri benzer biçimde tekrar eden, kısa süreli ve stereotipik hareketlerin bulunması durumunda nörolojik değerlendirme gerekebilir. Video EEG gibi uzun süreli kayıt yöntemleri nöbet sırasında beyin elektriksel aktivitesinin ve hastanın hareketlerinin birlikte değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Absans Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Absans nöbetleri özellikle çocukluk döneminde görülebilen, genellikle kısa süreli farkındalık kaybıyla seyreden jeneralize başlangıçlı nöbetlerdir. En tipik belirti çocuğun birkaç saniye boyunca yaptığı işi bırakıp boş bir noktaya bakmasıdır.

Bu sırada çocuk çevresindeki seslere veya konuşmalara yanıt vermeyebilir. Nöbet sona erdiğinde ise çoğunlukla kaldığı yerden devam eder ve yaşanan olayı hatırlamayabilir.

Absans nöbetlerinde görülebilecek belirtiler:

  • Aniden başlayan kısa süreli dalma,
  • Çevreyle iletişimin birkaç saniye kesilmesi,
  • Boş bakış,
  • Göz kapaklarında hafif titreme,
  • Küçük ağız veya yüz hareketleri,
  • Yapılan aktivitenin kısa süreli durması,
  • Nöbet sonrasında aktiviteye hemen devam edilmesi

şeklinde olabilir.

Absans nöbetleri bazen dikkatsizlik veya hayal kurma ile karıştırılabilir. Ancak epileptik absans nöbetleri genellikle aniden başlar ve aniden biter. Aynı gün içerisinde çok sayıda nöbet görülebilir.

Çocuğun öğretmenin konuşması sırasında sık sık birkaç saniyeliğine bağlantısının kesilmesi, yazmayı aniden durdurup hemen devam etmesi veya aynı özellikte tekrarlayan dalma ataklarının olması durumunda değerlendirme gerekebilir.

EEG, absans nöbetlerinin değerlendirilmesinde özellikle önemlidir. Bazı hastalarda kontrollü hiperventilasyon sırasında tipik EEG değişiklikleri ve absans nöbeti ortaya çıkabilir.

Miyoklonik Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Miyoklonik nöbetlerde temel belirti kaslarda çok kısa süreli, ani ve şok benzeri sıçramaların ortaya çıkmasıdır. Bu hareketler tek bir kas grubunda görülebileceği gibi iki kolu veya daha geniş vücut bölgelerini etkileyebilir.

Miyoklonik sıçramalar çoğunlukla saniyenin çok küçük bir bölümünde gerçekleşir. Hasta elindeki telefonu, bardak veya başka bir nesneyi aniden düşürebilir. Bazı kişiler bu hareketleri başlangıçta sakarlık veya irkilme olarak değerlendirebilir.

Miyoklonik nöbetlerde:

  • Kollarda ani sıçrama,
  • Omuzlarda kısa ve hızlı hareket,
  • Elde tutulan nesnenin birden düşmesi,
  • İki taraflı kısa kas hareketleri,
  • Peş peşe birkaç sıçrama

görülebilir.

Her miyoklonik hareket epilepsi anlamına gelmez. Sağlıklı kişilerde uykuya dalarken görülen ani sıçramalar da miyoklonik hareket örneğidir. Epileptik miyoklonusun değerlendirilmesinde hareketlerin zamanı, tekrar sıklığı, başka nöbet türlerinin bulunup bulunmadığı ve EEG özellikleri önem taşır.

Juvenil Miyoklonik Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Juvenil miyoklonik epilepsi, çoğunlukla ergenlik döneminde başlayan ve genetik jeneralize epilepsiler içerisinde değerlendirilen bir epilepsi sendromudur. Hastalığın karakteristik özelliklerinden biri özellikle sabah uyandıktan sonraki dönemde ortaya çıkan miyoklonik sıçramalardır.

Hasta sabahları diş fırçalarken, kahvaltı yaparken veya elinde bir nesne tutarken kollarında ani sıçramalar yaşayabilir. Bu nedenle bardak, tabak veya telefon gibi eşyaları elinden düşürebilir.

Juvenil miyoklonik epilepside görülebilecek belirtiler arasında:

  • Özellikle uyanmayı takip eden dönemde kol ve omuzlarda ani sıçramalar,
  • İki kolda eş zamanlı veya birbirine yakın zamanda meydana gelen miyoklonik hareketler,
  • Jeneralize tonik-klonik nöbetler,
  • Bazı hastalarda absans nöbetleri

bulunabilir.

Uyku yoksunluğu önemli bir nöbet tetikleyicisi olabilir. Bazı kişilerde yoğun yorgunluk veya düzensiz uyku sonrası nöbetlerin ortaya çıkma ihtimali artabilir. Işığa duyarlılık da bazı juvenil miyoklonik epilepsi hastalarında görülebilir ancak her hastada bulunmaz.

Miyoklonik sıçramaların yıllarca “sabah sakarlığı” olarak değerlendirilmesi tanının gecikmesine neden olabilir. Özellikle ergenlik çağından itibaren sabah saatlerinde tekrarlayan iki taraflı kol sıçramalarının bulunması nörolojik değerlendirme gerektirebilir.

Uykuda Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Uykuda epilepsi ifadesi, nöbetlerin ağırlıklı olarak uyku sırasında ortaya çıktığı durumları tanımlamak için kullanılan genel bir ifadedir. Tek başına belirli bir epilepsi türünü ifade etmez. Farklı epilepsi sendromlarında veya farklı fokal epilepsilerde nöbetler uyku sırasında daha sık ortaya çıkabilir.

Uykuda meydana gelen nöbetler bazen kişinin kendisi tarafından fark edilmeyebilir. Gece aynı odada bulunan kişinin gözlemleri veya sabah ortaya çıkan bazı belirtiler nöbet şüphesini gündeme getirebilir.

Uykuda epilepsiyle ilişkili olabilecek bulgular arasında:

  • Uykuda aniden başlayan kasılmalar,
  • Kolların veya bacakların tekrarlayan hareketleri,
  • Vücudun birden sertleşmesi,
  • Başın veya gözlerin bir tarafa dönmesi,
  • Uykuda ani ses çıkarma,
  • Nedeni açıklanamayan tekrarlayıcı hareketler,
  • Yatakta olağandışı pozisyonlar,
  • Sabah açıklanamayan kas ağrısı,
  • Dil veya ağız içinde ısırmaya bağlı yara,
  • Gece idrar kaçırma,
  • Sabah belirgin kafa karışıklığı veya aşırı yorgunluk

görülebilir.

Ancak bu belirtilerin hiçbiri tek başına epilepsi tanısı koydurmaz. Uykuda konuşma, uyurgezerlik, gece terörü, REM uykusu davranış bozukluğu ve çeşitli hareket bozuklukları da epilepsi nöbetlerini taklit edebilir.

Özellikle gece boyunca birbirine çok benzeyen, kısa süreli ve tekrarlayıcı ataklar varsa video EEG veya uyku sırasında yapılan EEG incelemeleri ayırıcı tanıda yardımcı olabilir.

Işığa Duyarlı Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Işığa duyarlı epilepsi olarak aranan durum, bazı epilepsi hastalarında yanıp sönen ışıklar veya belirli görsel desenlerin nöbetleri tetikleyebilmesini ifade eder. Fotosensitivite olarak adlandırılan bu özellik her epilepsi hastasında bulunmaz ve başlı başına her zaman ayrı bir epilepsi türü değildir.

Tetikleyiciler kişiden kişiye değişebilir. Özellikle belirli frekansta yanıp sönen ışıklar, hızlı değişen görseller veya güçlü kontrast oluşturan tekrarlayıcı desenler bazı duyarlı kişilerde nöbet ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Işığa duyarlılıkla ilişkili nöbetlerde:

  • Miyoklonik sıçramalar,
  • Kısa süreli dalma veya farkındalık değişikliği,
  • Göz kapaklarında hızlı hareketler,
  • Jeneralize tonik-klonik nöbetler

görülebilir.

Bununla birlikte ekrana bakarken baş ağrısı, göz yorgunluğu veya rahatsızlık yaşamak tek başına ışığa duyarlı epilepsi anlamına gelmez.

Fotosensitivite bazı hastalarda EEG sırasında yapılan aralıklı ışık uyarımıyla değerlendirilebilir. Bu işlem kontrollü sağlık koşullarında gerçekleştirilir.

Rolandik Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Rolandik epilepsi, güncel terminolojide çoğunlukla çocukluk çağının sentrotemporal dikenli kendini sınırlayan epilepsisi olarak tanımlanan epilepsi sendromu için kullanılan eski ve yaygın bir isimdir. Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar ve nöbetler çoğu zaman uyku sırasında veya uykudan uyanmaya yakın dönemlerde görülür.

Nöbetler özellikle yüz ve ağız çevresini etkileyebilir. Çocuk nöbet sırasında bilinçli olabilir ancak konuşmakta zorlanabilir.

Görülebilecek belirtiler arasında:

  • Yüzün bir tarafında uyuşma veya karıncalanma,
  • Ağız veya dudak çevresinde istemsiz hareketler,
  • Yüz kaslarında tek taraflı kasılma,
  • Dilde veya ağız içinde olağandışı his,
  • Konuşmada geçici güçlük,
  • Tükürük artışı,
  • Boğazdan olağandışı sesler çıkarma,
  • Uyku sırasında nöbet

bulunabilir.

Bazı nöbetlerde aktivite yayılabilir ve iki taraflı tonik-klonik nöbet gelişebilir. Tanıda klinik belirtilerin yanı sıra EEG özellikleri önemlidir.

Bu epilepsi sendromunun seyri birçok çocukta yaşla birlikte olumlu olabilir. Ancak her çocuk için tanı ve takip yaklaşımı kişisel olarak belirlenmelidir.

Abdominal Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Abdominal epilepsi oldukça nadir kullanılan bir klinik tanımlamadır. Karın bölgesinde tekrarlayan ve açıklanamayan belirtilerin epileptik nöbet aktivitesiyle ilişkili olduğu düşünülen bazı fokal nöbet tablolarını ifade edebilir. Bu nedenle her tekrarlayan karın ağrısının veya mide bulantısının epilepsi olarak değerlendirilmesi doğru değildir.

Epileptik köken düşünülen abdominal belirtiler genellikle kısa süreli, ani başlayan ve benzer özelliklerle tekrar eden ataklar şeklindedir.

Olası belirtiler arasında:

  • Ani başlayan karın ağrısı veya rahatsızlık,
  • Bulantı,
  • Kusma,
  • Karında yükselen olağandışı his,
  • Atakla birlikte farkındalık değişikliği,
  • Dalma veya çevreye yanıt vermeme,
  • Atak sonrasında yorgunluk veya kafa karışıklığı

bulunabilir.

Bu belirtiler sindirim sistemi hastalıklarında çok daha sık görüldüğünden gastrointestinal nedenlerin dışlanması önemlidir. Migren, metabolik hastalıklar ve başka nörolojik durumlar da benzer şikâyetler oluşturabilir.

Abdominal epilepsi tanısı yalnızca karın ağrısının bulunmasına dayanmaz. Atakların klinik özellikleri, EEG bulguları ve diğer olası hastalıkların değerlendirilmesi gerekir.

Dirençli Epilepside Belirtiler Nasıl Seyreder?

Dirençli epilepsi, belirli bir nöbet görünümünü ifade eden ayrı bir epilepsi türü değildir. Genel olarak uygun seçilmiş ve doğru şekilde kullanılmış iki nöbet önleyici ilaç tedavisine rağmen kalıcı nöbet kontrolünün sağlanamadığı epilepsi tablolarında kullanılan bir tanımlamadır.

Bu nedenle dirençli epilepsinin belirtileri kişinin sahip olduğu temel epilepsi türüne göre değişir. Fokal epilepsisi olan bir hastada fokal nöbetler devam edebilirken jeneralize epilepsisi bulunan hastada jeneralize nöbetler sürebilir.

Dirençli epilepside dikkat çeken durumlar arasında:

  • Uygun tedaviye rağmen nöbetlerin devam etmesi,
  • Nöbetlerin sık tekrarlaması,
  • Birden fazla nöbet türünün bulunması,
  • Nöbetlere bağlı düşme ve yaralanmaların ortaya çıkması,
  • Nöbetlerin eğitim, iş veya sosyal yaşamı belirgin şekilde etkilemesi,
  • İlaçların yan etkilerinin günlük yaşamı zorlaştırması

yer alabilir.

İki uygun ilaç tedavisine rağmen nöbetlerin devam ettiği hastalarda yalnızca yeni ilaç eklemek yerine epilepsi tanısının ve nöbet türünün tekrar değerlendirilmesi gerekebilir. Bazı hastalarda epilepsi cerrahisi, nöromodülasyon yöntemleri veya özel diyet tedavileri gibi seçeneklerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Psikolojik Epilepsi Belirtileri Olarak Aranan Bulgular Nelerdir?

“Psikolojik epilepsi” tıbbi sınıflandırmada standart bir epilepsi türü değildir. Bu ifade internet aramalarında çoğunlukla psikojenik epileptik olmayan nöbetler veya epilepsiyle karıştırılabilen psikolojik kökenli nöbet benzeri olaylar için kullanılmaktadır.

Psikojenik epileptik olmayan nöbetler dışarıdan bakıldığında epilepsi nöbetlerine benzeyebilir. Kişide hareket, farkındalık, duygu veya davranış değişiklikleri gelişebilir. Ancak bu olaylar epileptik nöbetlerde görülen anormal elektriksel beyin aktivitesiyle ortaya çıkmaz.

Görülebilecek belirtiler oldukça değişkendir ve yalnızca belirtilere bakılarak kesin ayrım yapmak mümkün değildir. Bazı kişilerde:

  • Vücutta istemsiz hareketler,
  • Titreme veya kasılma benzeri hareketler,
  • Çevreyle iletişimin geçici olarak kesilmesi,
  • Yanıt vermeme,
  • Düşme,
  • Duyusal değişiklikler,
  • Yoğun duygusal belirtiler

görülebilir.

Bu belirtilerin psikolojik kökenli olması kişinin bunları isteyerek yaptığı anlamına gelmez. Olaylar gerçek ve istemsizdir. Ayrıca bir kişide hem epilepsi hem de psikojenik epileptik olmayan nöbetler birlikte bulunabileceği için yalnızca gözleme dayanarak tanı koymak doğru değildir.

Ayırıcı tanıda uzun süreli video EEG önemli olabilir. Tipik olay sırasında hastanın hareketleri ile beyin elektriksel aktivitesinin eş zamanlı kaydedilmesi, epileptik ve epileptik olmayan olayların ayrımında yardımcı olabilir.

Yalancı Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

“Yalancı epilepsi” halk arasında kullanılan ancak tıbbi açıdan yanıltıcı olabilen bir ifadedir. Çoğu zaman psikojenik epileptik olmayan nöbetleri tanımlamak için kullanılır. Bu olaylar gerçek belirtilere yol açar ve kişinin bilinçli şekilde yaptığı davranışlar olarak değerlendirilmemelidir.

Psikojenik epileptik olmayan nöbetlerde kişinin hareketlerinde, farkındalığında veya davranışında geçici değişiklikler görülebilir. Bazı nöbetler epileptik nöbetlere çok benzeyebilir.

Olası belirtiler arasında:

  • Kasılma veya titreme benzeri hareketler,
  • Düşme,
  • Geçici yanıtsızlık,
  • Farkındalık değişiklikleri,
  • Vücudun farklı bölgelerinde istemsiz hareketler,
  • Atak sırasında davranış değişiklikleri

bulunabilir.

Ancak “şu belirti varsa yalancı epilepsidir” şeklinde güvenilir bir ayrım yapmak mümkün değildir. Epileptik nöbetlerin görünümü de çok çeşitlidir ve bazı fokal veya frontal lob nöbetleri alışılmışın dışında hareketlere yol açabilir.

Bu nedenle nöbet benzeri olay yaşayan kişide yalnızca hareketlerin biçimine bakılarak psikolojik veya epileptik tanı konulmamalıdır. Ayrıntılı öykü, nörolojik değerlendirme ve gerekli durumlarda video EEG incelemesi kullanılabilir.

Epilepsi Belirtileri ile Karışabilecek Durumlar Nelerdir?

Nöbet benzeri her olay epilepsi değildir. Bilinç kaybı, düşme, titreme veya çevreye yanıt vermeme birçok farklı hastalıkta ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle ilk kez nöbet benzeri olay yaşayan hastalarda ayırıcı tanı önemlidir.

Epilepsiyle karışabilecek durumlar arasında:

  • Bayılma ve tansiyon düşmesine bağlı bilinç kayıpları,
  • Kalp ritim bozuklukları,
  • Psikojenik epileptik olmayan nöbetler,
  • Migrenin bazı türleri,
  • Uyku bozuklukları ve parasomniler,
  • Panik atak,
  • Bazı hareket bozuklukları,
  • Kan şekeri düşüklüğü gibi metabolik durumlar,
  • Geçici iskemik ataklar,
  • Bazı ilaç veya madde etkileri

bulunabilir.

Bayılmada çoğu zaman öncesinde baş dönmesi, göz kararması, terleme veya bulantı gibi belirtiler bulunabilir. Ancak bazı bayılma olaylarında kısa süreli kasılma benzeri hareketler de görülebilir. Bu nedenle “kasılma olduysa kesin epilepsidir” şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.

Benzer şekilde epilepsi nöbetleri de yalnızca kasılma şeklinde gerçekleşmez. Birkaç saniyelik dalma veya kısa süreli farkındalık kaybı bile bazı nöbet türlerinde temel belirti olabilir.

Tanıda olayın öncesi, süresi, kişinin bilinç durumu, gözlenen hareketler, olay sonrasındaki toparlanma süresi ve varsa video kayıtları önemli bilgiler sağlar. Gerekli durumlarda EEG, beyin görüntüleme, kardiyolojik inceleme veya diğer tetkikler kullanılabilir.

Hangi Epilepsi Belirtilerinde Uzman Değerlendirmesi Gerekir?

İlk kez açıklanamayan nöbet benzeri bir olay yaşayan kişinin tıbbi değerlendirmeden geçirilmesi önemlidir. Tek bir nöbet her zaman epilepsi anlamına gelmese de nöbetin nedeninin belirlenmesi ve tekrarlama riskinin değerlendirilmesi gerekebilir.

Aşağıdaki belirtilerde nörolojik değerlendirme özellikle önemlidir:

  • Tekrarlayan bilinç kayıpları,
  • Nedeni açıklanamayan dalma atakları,
  • Tekrarlayan kısa süreli farkındalık kayıpları,
  • Tek taraflı veya iki taraflı istemsiz kasılmalar,
  • Sabahları tekrarlayan ani kol sıçramaları,
  • Uykuda benzer özelliklerle tekrar eden olağandışı hareketler,
  • Tekrarlayan déjà vu, olağandışı koku veya tat duyumlarının farkındalık değişikliğiyle birlikte görülmesi,
  • Nedeni açıklanamayan kısa süreli hafıza kayıpları,
  • Epilepsi tedavisine rağmen nöbetlerin devam etmesi,
  • Nöbetlerin sıklığında veya biçiminde belirgin değişiklik olması.

Bazı durumlar ise acil tıbbi yardım gerektirebilir. Nöbet yaklaşık beş dakikadan uzun sürüyorsa, kişi toparlanmadan yeni bir nöbet başlıyorsa, nöbet sırasında ciddi yaralanma meydana gelmişse, kişi nöbet sonrasında nefes almakta güçlük çekiyorsa veya ilk kez uzun süren bir nöbet yaşanıyorsa acil yardım alınmalıdır.

Nöbet sırasında kişinin ağzına herhangi bir cisim yerleştirilmemeli ve kasılmaları zorla durdurmaya çalışılmamalıdır. Çevrede yaralanmaya neden olabilecek nesneler uzaklaştırılabilir ve mümkünse nöbetin süresi takip edilebilir.

Epilepsi belirtilerinin doğru değerlendirilmesinde yalnızca tek bir bulgu yeterli değildir. Nöbetin nasıl başladığı, hangi belirtilerin hangi sırayla ortaya çıktığı, bilinç durumunun nasıl değiştiği ve nöbet sonrasında kişinin nasıl toparlandığı birlikte değerlendirilmelidir.

Epilepsi çok farklı belirtilerle ortaya çıkabilen geniş bir nörolojik hastalık grubudur. Fokal, temporal lob, frontal lob, absans ve miyoklonik nöbetlerin belirtileri birbirinden farklı olabilir. Juvenil miyoklonik epilepsi gibi belirli epilepsi sendromlarının kendine özgü yaş ve nöbet özellikleri bulunurken uykuda veya ışıkla tetiklenen nöbetler farklı epilepsi türlerinde görülebilir. Nöbet benzeri belirtilerin epilepsi dışındaki hastalıklarda da ortaya çıkabileceği unutulmamalı ve tanı klinik değerlendirme ile gerekli tetkikler birlikte ele alınarak konulmalıdır.

Sorumluluk Reddi Beyanı

Bu sayfada sağlanan bilgiler, genel bilgi amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bu bilgiler, bir doktor-hasta ilişkisi kurmaz veya mevcut bir ilişkiyi değiştirmez. Herhangi bir tıbbi sorununuz varsa, doktora danışmanız önemlidir.

Sayfada kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.