
Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?
Beynin derin dokularını besleyen mikroskobik boyuttaki saç teli inceliğindeki damarların tıkanması, tıpta küçük damar hastalığı veya laküner enfarktüs olarak adlandırılır. Büyük ana damar tıkanıklıkları gibi vücudun bir yarısını anında tamamen hareketsiz bırakan çok dramatik felç tablolarına yol açmasa da, beyinde zamanla milimetrik küçük yara izleri (infarktlar) bırakarak son derece sinsi ve aşamalı bir şekilde ilerler. Bu sinsi tıkanıklıkların oluşturduğu hücresel hasarlar, beyindeki stratejik kontrol merkezlerini etkilediğinde kendini göstermeye başlar.
Duyusal ve Hissiyata Yönelik Belirtiler
-
İzole Karıncalanma ve Uyuşma: Büyük felçlerdeki gibi tüm vücut yarısı yerine, sadece dudak kenarında, sadece bir elin baş ve işaret parmağında ya da sadece ayak tabanında sinsi başlayan elektriklenme veya uyuşukluk hissi.
-
Hafif Duyu Azalması (Hipoestezi): Dokunulan nesnelerin sıcaklığını, soğukluğunu veya sertliğini el ya da ayak derisinde eskisinden daha az veya donuk hissetme.
Motor Fonksiyon ve Kas Gücü Belirtileri
-
Kısmi Güçsüzlük (Saf Motor Hemiparezisi): Kolun veya bacağın tamamen düşmesi yerine, ani bir ağırlık hissi oluşması, merdiven çıkarken bacağın erken yorulması veya yolda yürürken ayağın ucumun takılması.
-
Hafif Ağız Kayması (Disartri-Beceriksiz El Sendromu): Gülümserken veya konuşurken ağız köşesinde ortaya çıkan, kalıcı olmayan hafif asimetri ve sarkma durumu.
El Becerisi ve İnce Motor Bozuklukları
-
Koordinasyon Kaybı: El hareketlerindeki hassasiyetin kaybolması; iğneden iplik geçirememe, ceket fermuarını takarken zorlanma, anahtarı kilide denk getirememe.
-
Yazı Karakterinin Bozulması (Mikrografi): Beyindeki derin merkezlerin etkilenmesiyle el yazısının sinsi bir şekilde küçülmesi, satır çizgisinden kayması ve titrek bir hal alması.
-
Kavrama Zayıflığı: Çatal, bıçak, gazete veya telefon tutarken el kaslarının anlık gevşemesi nedeniyle eşyaları istemsizce elinden düşürme.
Yürüme, Denge ve Postür Belirtileri
-
Aşama Aşama Kısalan Adımlar (Mıknatıs Yürüyüşü): Dengede kalabilmek için adımların sinsi bir şekilde kısalması, ayakların yerden kesilemeyip zeminde sürünmesi ve öne doğru hafif eğik yürüme.
-
Dönüşlerde Denge Kaybı: Düz yolda yürürken sorun yok gibi görünse de, koridordan odalara dönerken veya arkaya bakarken anlık yalpalama, tutunma ihtiyacı ve nedensiz düşmeler.
Konuşma ve Dil Belirtileri
-
Konuşmada Akıcılık Kaybı (Dizartri): Kelimelerin tam hecelenememesi, konuşma hızının sinsi bir şekilde yavaşlaması ve dilin damakta hafif peltekleşmesi.
-
Kelime Bulma Güçlüğü (Anomi): Çok iyi bilinen nesnelerin isimlerini (örneğin “kumanda”, “gözlük”) hatırlayamayıp cümle içinde sürekli duraklama ve arama hali.
Bilişsel ve Zihinsel Semptomlar
-
Zihinsel İşlem Hızında Yavaşlama (Zihinsel Sis): Günlük basit kararları verirken (örn. market alışverişinde para üstü hesaplama) normalden çok daha uzun süre düşünme ve kafa karışıklığı.
-
Kısa Süreli Bellek Hasarı: Sabah ne yediğini, az önce ne konuşulduğunu unutma; ancak çocukluk ve gentlik anılarını çok net, detaylı hatırlama.
-
Odaklanma ve Planlama Sorunları: Aynı anda iki işi yürütememe, televizyon izlerken dikkatin çok çabuk dağılması ve planlı işlerde (fatura ödeme günleri vb.) organizasyon yeteneğinin bozulması.
Yutma ve Refleks Belirtileri
-
Sıvı Gıdalarda Tıkanma (Disfaji): Boğazdaki kas reflekslerinin zayıflaması nedeniyle özellikle su, çay veya çorba içerken sıvının nefes borusuna kaçması ve sık sık yaşanan öksürük krizleri.
-
Çiğneme Tembelliği: Katı gıdaları ağız içinde çevirmekte ve yutmaya hazır hale getirmekte normalden daha fazla zaman harcama.
Boşaltım Sistemi Belirtileri
-
Nörojenik Mesane (Sıkışma İnkontinansı): Beynin idrar torbası üzerindeki frenleme mekanizmasının hasar görmesiyle aniden bastıran, tuvalete yetişmeyi imkansız kılan şiddetli idrar hissi ve idrar kaçırma.
Duygusal ve Ruhsal Değişimler
-
Labil Duygulanım (Yalancı Bulber Felç Belirtisi): Beyin kılcal damarlarının yaygın tıkanmasında sık görülen, kişinin durduk yere aniden ağlamaya başlaması veya ortamla uyumsuz şekilde gülme krizine girmesi.
-
Apati (İçe Kapanma): Kişinin eski hobilerine, ailesine veya gündelik hayata karşı aşırı isteksiz, donuk, hareketsiz ve neşesiz bir ruh haline bürünmesi (genellikle depresyonla karıştırılır).
Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Tehlikeli midir?
Evet, beyinde kılcal damar tıkanıklığı kesinlikle tehlikelidir; ancak bu tehlike büyük ana damar tıkanıklıkları gibi aniden gelişen felç veya ölüm riskinden ziyade, zamana yayılan, sinsi ve kalıcı hücresel yıkımlardan kaynaklanır.
Tıpta küçük damar hastalığı veya laküner enfarktüs olarak bilinen bu durumun yarattığı temel tehlikeler ve uzun vadeli riskler şunlardır:
1. Vasküler Demans (Damarsal Bunama) Riski
Kılcal damar tıkanıklıklarının en büyük tehlikesi, beyinde zamanla yüzlerce milimetrik hücre ölümü (mikro enfarkt) bırakmasıdır. Tek bir tıkanıklık fark edilmeyebilir ancak bunlar biriktikçe beyin dokuları arasındaki iletişim ağları kopar. Bu durum, Alzheimer benzeri ancak ondan farklı olarak damar tıkanıklığına bağlı gelişen vasküler demans tablosuna yol açar. Hasta zamanla hafızasını, yön bulma yetisini ve günlük yaşam becerilerini tamamen kaybedebilir.
2. Büyük ve Kalıcı Felçlerin Öncüsü Olması
Beyindeki kılcal damarların tıkanmaya başlaması, vücuttaki tüm damar sisteminin (özellikle şah damarı ve kalp damarlarının) alarm verdiğinin net bir göstergesidir. Kılcal damarları tıkayan yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol gibi sinsi düşmanlar kontrol altına alınmazsa, bir sonraki aşama beynin ana atardamarlarından birinin tamamen kapanması ve geri dönüşü olmayan ağır felç tablolarıdır.
3. Yürüme ve Denge Yetisinin Kaybı
Kılcal damarlar, beynin derinliklerinde yer alan ve hareket koordinasyonunu sağlayan “beyaz cevher” liflerini vurur. Bu hasar ilerledikçe, hastanın adımları kısalır, ayakları yere yapışmış gibi yürümeye başlar (mıknatıs yürüyüşü) ve vücut dengesi tamamen bozulur. Bu durum, özellikle ileri yaştaki hastalarda sık sık düşmelere, kalça kırıklarına ve hastanın yatağa bağımlı hale gelmesine neden olur.
4. Psikolojik ve Duygusal Yıkım
Yaygın kılcal damar tıkanıklığı yaşayan hastaların beyinlerindeki duygu kontrol merkezleri zarar görür. Hasta durduk yere ağlama veya gülme krizlerine (labil duygulanım) girebilir. Çoğu zaman yaşlılık depresyonu sanılan, hayata karşı tamamen isteksizleşme, içe kapanma ve donuklaşma (apati) tablosu bu tıkanıklıkların doğrudan bir sonucudur.
Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Erken Belirtileri Nelerdir?
Beyinde kılcal damar tıkanıklığının erken belirtileri, büyük damar tıkanıklıkları gibi aniden kolun-bacağın düşmesi şeklinde görülmez. Beynin derin dokularındaki mikroskobik hasarlar ilk etapta gündelik yaşamı hafifçe sekteye uğratan sinsi işaretlerle başlar ve genellikle “yaşlılığa, yorgunluğa veya strese” yorulur.
Fark edildiği an önlem alınması gereken en erken dönem kılcal damar tıkanıklığı belirtileri şunlardır:
1. Geçici ve Sınırlı Uyuşukluk Atakları
Bütün bir vücut yarısı yerine, sadece vücudun küçük bir bölgesinde anlık sinyaller başlar.
-
Dudak kenarında veya yanağın tek tarafında aniden beliren ve birkaç saat içinde kendiliğinden geçen hafif uyuşmalar.
-
Bir elin sadece son iki parmağında veya sadece ayak tabanında sinsi başlayan, gelip geçici karıncalanma ve elektriklenme hissi.
2. İnce Motor Becerilerde Hafif Sakarlıklar
Beyindeki hareket koordinasyon merkezlerinin erken dönemde oksijensiz kalması, ellerin hassas işçiliğini bozar.
-
Gömlek düğmelerini iliklerken veya anahtarla kapıyı açarken parmakların eskisinden daha hantal davranması, ellerin birbirine dolanması.
-
Çatal, kaşık, kalem veya su bardağı gibi hafif nesneleri tutarken el kaslarının anlık gevşemesi ve bu eşyaları elinden düşürme eğilimi.
3. El Yazısının Sinsi Bir Şekilde Değişmesi
Kılcal damar hasarlarının en karakteristik ve en erken nörolojik ipuçlarından biridir.
-
Kişinin yıllardır değişmeyen el yazısı karakterinin sinsi bir şekilde küçülmeye, satır çizgisinden aşağı kaymaya veya hafif titrek görünmeye başlaması (mikrografi).
4. Konuşurken Kelime Arama ve Duraklama
Konuşma merkezini besleyen kılcal damarlardaki mikroskobik daralmalar, dilin akıcılığını ilk etapta hafifçe sekteye uğratır.
-
Çok iyi bilinen gündelik nesnelerin (kumanda, gözlük, anahtar vb.) isimlerini aniden hatırlayamama ve cümle kurarken “şey” kelimesini normalden çok daha sık kullanma.
-
Kelimeleri yuvarlama veya dilin damakta anlık olarak peltekleşmesi, konuşma hızının eskisinden daha yavaş bir tempoya evrilmesi.
5. Zihinsel Sis ve İşlem Hızında Azalma
Beyin hücreleri arasındaki iletişim ağlarının mikroskobik düzeyde kopmaya başlamasının ilk zihinsel yansımalarıdır.
-
Market alışverişinde para üstü hesaplarken veya basit bir faturayı incelerken normalden daha fazla zaman harcama, kafa karışıklığı yaşama.
-
Bir konuya veya televizyondaki bir programa uzun süre odaklanamama, zihnin üstünde görünmez bir sis bulutu varmış gibi hissetme.
6. Dönüşlerde Hafif Yalpalama ve Adım Boyunun Kısalması
Yürüyüş yaparken fark edilmesi zor olan denge kayıpları, vücut yön değiştirdiğinde kendini ele verir.
-
Düz yolda normal yürünse bile, koridordan odaya keskin dönüşler yaparken veya arkaya doğru bakarken anlık dengeyi kaybetme, duvara tutunma ihtiyacı hissetme.
-
Adımların sinsi bir şekilde milimetrik olarak kısalmaya başlaması, yavaş yürüme eğilimi.
7. Sıvı Tüketirken Anlık Boğaza Kaçma Refleksi
Yutma refleksini kontrol eden alt beyin merkezlerindeki kılcal damar yıpranmasının çok erken bir uyarısıdır.
-
Özellikle su, çay veya çorba gibi hızlı akan sıvı gıdaları içerken sıvının sık sık nefes borusuna kaçması ve arkasından gelen kısa süreli öksürük krizleri.
Mikro Damar Tıkanıklığı Nasıl Gelişir?
Beyinde veya vücudun diğer hayati organlarında mikro damar tıkanıklığı (küçük damar hastalığı), aniden bir pıhtının damarı tıkamasıyla oluşmaz. Genellikle onlarca yıllık bir süreçte, damar duvarlarının hücresel ve yapısal olarak sinsi bir şekilde bozulmasıyla gelişir.
Mikro damarlar (kılcal damarlar), saç telinden bile katkat ince, esnek ve hassas yapılardır. Bu mikroskobik damarların tıkanma süreci adım adım şu biyolojik aşamalarla gerçekleşir:
1. Aşama: Damar İç Çeperinin (Endotel) Hasar Görmesi
Her sağlıklı damarın iç yüzeyini kaplayan, kanın akışkanlığını sağlayan ve damarı koruyan endotel adlı mikroskobik bir hücre tabakası vardır. Yüksek tansiyonun yarattığı şiddetli kan basıncı, sigara dumanındaki toksinler veya kandaki yüksek şeker, bu hassas endotel tabakasını adeta zımpara gibi aşındırmaya başlar. İç çeper pürüzsüz yapısını kaybedip hasar gördüğünde, sinsi süreç tetiklenmiş olur.
2. Aşama: Damar Duvarının Sertleşmesi ve Kalınlaşması (Lipohiyalinosis)
Hasar gören damar duvarını onarmak için vücut o bölgede savunma mekanizmalarını devreye sokar. Ancak bu süreç kronikleştiğinde ters teper:
-
Damar duvarında yağ proteinleri ve plazma elementleri birikmeye başlar.
-
Zamanla damarın esnekliğini sağlayan kas ve lif dokusu kaybolur; yerini sert, elastikiyetini yitirmiş, kireçlenmiş bir yapıya bırakır (tıptaki adıyla lipohiyalinosis).
-
Damar esneyemediği için, içinden geçen kanın basıncına karşı koyamaz hale gelir.
3. Aşama: Damar Çapının Daralması ve Akışın Yavaşlaması
Damar duvarı içeriye doğru kalınlaştıkça, kanın akacağı iç boşluk (lümen) milimetrik olarak daralır. Saç teli inceliğindeki bir damarın iç çeperinin biraz bile kalınlaşması, içinden geçen kan miktarını ciddi oranda azaltır. Kan, daralan bu mikro tünellerden geçerken hızını kaybeder ve hücresel düzeyde göllenmeler başlar.
4. Aşama: Tam Tıkanma veya Mikro Yırtılmalar
Sürecin son noktasında iki tehlikeli senaryo gelişir:
-
Tam Tıkanma: Zaten daralmış olan damar, kanın içindeki küçük proteinlerin veya minik pıhtılaşma hücrelerinin (trombositler) birbirine yapışmasıyla tamamen kapanır.
-
Mikro Kanama / Sızıntı: Sertleşen ve kırılgan hale gelen mikro damar duvarı, ani bir tansiyon fırlamasına dayanamayarak çatlar. Çevresindeki dokuya mikroskobik düzeyde kan sızar.
5.Dokunun Kansız Kalması (Laküner Enfarkt)
Mikro damar tamamen kapandığında, o damarın beslemekle görevli olduğu mikroskobik boyuttaki (genellikle 2 ila 15 mm arasındaki) doku bölgesi oksijensiz ve besinsiz kalır. Hücreler hızla ölür ve o bölgede lakün adı verilen, içi sıvı dolu küçük kistler veya milimetrik yara izleri kalır.
Mikro Damar Tıkanıklığına Nasıl Tanı Konur?
Mikro damar tıkanıklığı (küçük damar hastalığı veya laküner enfarktüs), mikroskobik boyutlarda geliştiği için teşhis edilmesi standart büyük damar tıkanıklıklarına göre daha fazla uzmanlık ve teknolojik hassasiyet gerektirir. Bu tıkanıklıklar çoğu zaman acil servislerde çekilen ilk rutin filmlerde doğrudan kendisini göstermez.
Klinik süreçte mikro damar tıkanıklığı tanısı, aşağıdaki modern ve spesifik adımların bir arada yürütülmesiyle konur:
1. Difüzyon Manyetik Rezonans Görüntüleme (Difüzyon MR / DWI)
Mikro damar tıkanıklığının teşhisinde altın standart ve en güçlü tanı aracı Difüzyon MR teknolojisidir.
-
Kılcal damarın tıkandığı ilk yarım saat içinde, oksijensiz kalan mikroskobik beyin dokusundaki hücresel su hareketlerini (ödemi) milimetrik olarak yakalar.
-
Standart tomografi cihazlarının veya eski nesil MR’ların göremediği, beynin derinliklerindeki 2 ila 15 milimetre arasındaki çok küçük lezyonları (laküner enfarktları) parlak beyaz lekeler halinde net bir şekilde ortaya koyar.
2. FLAIR ve T2 Ağırlıklı MR Tetkikleri
Eğer mikro damar tıkanıklığı sinsi bir şekilde, yıllar içinde yavaş yavaş gelişmişse kronik hasarın boyutunu anlamak için bu özel MR sekansları kullanılır.
-
Bu filmlerde, kılcal damarların besleyemediği beynin derin beyaz cevher bölgelerinde “Beyaz Cevher Hiperintensitesi” veya “Lökoaraiosis” adı verilen yaygın, parlak alanlar görülür. Bu alanlar, mikro damar hastalığının beyindeki kronik yıpranma haritasıdır.
3. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve BT Anjiyografi
İnme belirtileriyle hastaneye başvurulduğunda ilk 10 dakikada çekilen standart Beyin BT, kılcal damar tıkanıklıklarını göstermede yetersiz kalır. Ancak tanı sürecindeki rolü büyüktür:
-
Hekime, bu tablonun mikroskobik bir kanamadan mı yoksa tıkanıklıktan mı kaynaklandığını söyler (ayırıcı tanı).
-
BT Anjiyografi ise büyük ana damarlarda herhangi bir darlık olup olmadığını kontrol ederek, sorunun gerçekten sadece mikro damarlarla mı sınırlı olduğunu netleştirir.
4. Kapsamlı Nöropsikolojik Testler
Mikro damar tıkanıklıkları genellikle sinsi bir unutkanlık, zihinsel yavaşlama ve odaklanma kaybı ile (vasküler demans süreci) kendini gösterdiği için klinik tanı zihinsel testlerle desteklenir.
-
Uzman nörologlar tarafından uygulanan MMSE (Mini Mental Durum Muayenesi) veya MOKA (Montreal Bilişsel Değerlendirme) gibi testlerle hastanın hafıza, planlama, dikkat ve görsel-mekansal becerileri ölçülerek damarsal harabiyetin zihinsel performansa etkisi matematiksel olarak puanlanır.
5. Nedene Yönelik Mikroskobik Risk Taramaları
Mikro damarların neden tıkandığını bulmak ve doğru tedaviyi planlamak adına laboratuvar ve kardiyolojik tetkikler sürece dahil edilir:
-
24 Saatlik Tansiyon Holter Cihazı: Mikro damar hastalığının en büyük sebebi sinsi yüksek tansiyondur. Hastanın gün içindeki ve özellikle uykudaki gizli tansiyon fırlamaları bu cihazla yakalanır.
-
Detaylı Kan Tablosu (Biyokimya): HbA1c (3 aylık ortalama şeker), açlık kan glukozu, insülin direnci ve LDL (kötü kolesterol) seviyeleri ölçülerek damar iç çeperini bozan biyokimyasal faktörler aranır.
Beyin Kılcal Damar Tıkanıklığı Tedavisi
Beyin kılcal damar tıkanıklığının (tıptaki adıyla küçük damar hastalığı veya laküner enfarktüs) tedavisi, büyük ana damar tıkanıklıklarından oldukça farklıdır. Bu mikroskobik tıkanıklıklarda pıhtıyı ameliyatla (trombektomi) çekip çıkarmak ya da damara stent takmak damarların yapısal olarak çok ince (saç teli kadar) olması nedeniyle mümkün değildir.
Bu nedenle tedavi, hasar görmüş beyin hücrelerini korumak, semptomları hafifletmek ve yeni damarların tıkanmasını kesin olarak engellemek üzerine kurulu çok yönlü bir protokol çerçevesinde yürütülür.
1. Akut Dönem Tedavisi (İlk Saatler ve Günler)
Eğer hasta, kılcal damarın tıkandığı ilk saatlerde ani bir uyuşma veya güç kaybı şikayetiyle acil servise başvurmuşsa, süreç bir inme protokolü olarak yönetilir.
-
Pıhtı Eritici İlaç Tedavisi (Trombolitik Tedavi): Eğer hasta inme semptomlarının başladığı ilk 4,5 saat içinde hastaneye ulaştıysa ve yapılan tetkiklerde beyin kanaması dışlandıysa, damardan enjekte edilen özel ilaçlarla (tPA) kılcal damarı tıkayan mikroskobik pıhtı eritilmeye çalışılır.
-
Kan Basıncının ve Şekerin Dengelenmesi: İlk günlerde beynin kansız kalan bölgesindeki hücre ölümünü sınırlandırmak için tansiyon ve kan şekeri yakından izlenir ve güvenli sınırlarda tutulur.
2. İlaçla Koruma ve Önleme Tedavisi (Ömür Boyu)
Kılcal damar tıkanıklığı saptanan bir hastada tedavinin en hayati kısmı, yeni tıkanıklıkların oluşmasını ve vasküler demans (bunama) gelişimini önlemektir.
-
Antiagregan (Kan Sulandırıcı) İlaçlar: Kanın akışkanlığını artırmak ve mikroskobik damarlarda yeni pıhtı hücrelerinin (trombositlerin) birbirine yapışmasını engellemek için Aspirin, Klopidogrel veya hekimin uygun gördüğü ikili kan sulandırıcı kombinasyonları ömür boyu düzenli olarak kullanılır.
-
Agresif Tansiyon Kontrolü: Kılcal damarları patlatan veya tıkayan 1 numaralı düşman yüksek tansiyondur. Hedef, kan basıncını sürekli olarak 130/80 mmHg seviyesinin altında tutmaktır. Bunun için hastaya en uygun tansiyon ilaçları (ACE inhibitörleri, ARB’ler vb.) reçete edilir.
-
Statin (Kolesterol) Tedavisi: Kolesterol değerleri çok yüksek olmasa bile, statin grubu ilaçlar kılcal damarların iç çeperindeki (endotel) inflamasyonu azaltır, damar duvarını stabilize eder ve sertleşmeyi yavaşlatır.
-
Kan Şekeri Regülasyonu: Eğer hastada diyabet varsa, HbA1c değerini %6,5 – %7 bandında tutacak ilaç veya insülin tedavisi sıkı bir şekilde planlanır.
3. Fonksiyonları Geri Kazanma ve Rehabilitasyon
Kılcal damarların yarattığı yürüme, denge, konuşma veya el becerisi kayıplarını düzeltmek için beyne yeni yollar öğretilmesi (nöroplastisite) hedeflenir.
-
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR): Küçük adımlarla yürüme, denge kaybı ve düşme eğilimi gösteren hastalar için özel yürüme ve postür egzersizleri planlanır. El becerisini kaybeden hastalara ince motor egzersizleri yaptırılır.
-
Ergoterapi (İş ve Uğraşı Terapisi): Hastanın günlük yaşamında düğme ilikleme, yemek yeme, anahtar çevirme gibi sinsi kayıplar yaşadığı ince becerileri yeniden kazanması için pratik uygulamalar yürütülür.
-
Dil ve Konuşma Terapisi: Kelime bulma güçlüğü, konuşmada peltekleşme veya yutma güçlüğü (sıvıların boğaza kaçması) yaşayan hastalar için yutma ve konuşma kaslarını güçlendirici terapiler uygulanır.
4. Bilişsel Performansı Koruma Tedavisi
Çok sayıda kılcal damar tıkanıklığı zihinsel yavaşlamaya ve unutkanlığa (vasküler demansa) yol açtığı için bilişsel fonksiyonlar desteklenir.
-
Zihinsel Egzersizler: Hafızayı ve odaklanmayı canlı tutmak adına bulmaca, kitap okuma, strateji oyunları ve sosyal hayatın içinde kalma teşvik edilir.
-
Gerekli Durumlarda Demans İlaçları: Eğer kılcal damar hasarı zihinsel performansı ciddi derecede etkilemişse, nörologlar tarafından beyindeki kimyasal iletimi artıran bazı özel ilaçlar (asetilkolinesteraz inhibitörleri vb.) tedaviye eklenebilir.
Sorumluluk Reddi Beyanı
Bu sayfada sağlanan bilgiler, genel bilgi amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bu bilgiler, bir doktor-hasta ilişkisi kurmaz veya mevcut bir ilişkiyi değiştirmez. Herhangi bir tıbbi sorununuz varsa, doktora danışmanız önemlidir.
Sayfada kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.