Boyun damar tıkanıklığı belirtileri genellikle aniden ortaya çıkan yüzde kayma, tek taraflı kol veya bacak güçsüzlüğü, konuşma bozukluğu, geçici görme kaybı, baş dönmesi ve denge kaybı şeklinde görülür. Bu belirtiler kısa sürede geçse bile geçici iskemik atak veya inme belirtisi olabilir ve acil değerlendirme gerektirir

Boyun Damar Tıkanıklığında Yaygın Görülen Belirtiler Nelerdir?
Boyun damar tıkanıklığı çoğu kişide damar önemli ölçüde daralana veya beyin dolaşımını etkileyen bir pıhtı oluşana kadar belirti vermeyebilir. Belirtiler ortaya çıktığında genellikle beynin belirli bir bölgesine giden kan akışının azalmasıyla ilişkilidir.
En sık görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Yüzde ani uyuşma veya güçsüzlük: Yüzün bir tarafında düşme, ağız köşesinde kayma veya gülümsemenin asimetrik hâle gelmesi görülebilir.
- Kol veya bacakta güç kaybı: Özellikle vücudun tek tarafında kolu kaldırmakta zorlanma, bacakta tutmama veya ani kuvvet kaybı oluşabilir.
- Uyuşma ve his kaybı: Yüzde, kolda veya bacakta aniden başlayan karıncalanma ya da hissizlik görülebilir.
- Konuşma bozukluğu: Kelimeleri doğru söyleyememe, konuşmanın peltekleşmesi veya cümle kurmakta zorlanma ortaya çıkabilir.
- Söylenenleri anlamakta güçlük: Kişi çevresindeki konuşmaları anlamakta veya basit komutlara yanıt vermekte zorlanabilir.
- Görme kaybı veya bulanıklık: Bir gözde perde inmesi, kararma, bulanık görme ya da geçici görme kaybı gelişebilir.
- Baş dönmesi ve dengesizlik: Ani denge kaybı, yürürken savrulma veya koordinasyon bozukluğu görülebilir.
- Ani bilinç bulanıklığı: Kişi nerede olduğunu anlamakta, sorulara yanıt vermekte veya çevresini algılamakta zorlanabilir.
İnme ve geçici iskemik atak belirtileri arasında yüz, kol veya bacakta ani güçsüzlük; konuşma güçlüğü; görme sorunları; yürüme, denge ve koordinasyon bozukluğu bulunur. Bu belirtiler özellikle vücudun tek tarafında ortaya çıkabilir.
| Belirti | Nasıl fark edilebilir? | Neden önemlidir? |
|---|---|---|
| Yüzde kayma | Gülümserken yüzün bir tarafı aşağıda kalabilir | Beynin hareket kontrolünü sağlayan bölgesinin etkilenmesine işaret edebilir |
| Kolda güçsüzlük | İki kol kaldırıldığında bir kol aşağı düşebilir | Tek taraflı ani kuvvet kaybı inme belirtisi olabilir |
| Konuşma bozukluğu | Kelimeler anlaşılmaz veya cümleler karışık olabilir | Beynin konuşma merkezine giden kan akımı etkilenmiş olabilir |
| Tek gözde görme kaybı | Perde inmesi veya ani kararma şeklinde hissedilebilir | Karotis damarından göze giden dolaşımın etkilenmesiyle ilişkili olabilir |
| Denge kaybı | Kişi yürürken savrulabilir veya ayakta durmakta zorlanabilir | Beyin dolaşımında ani bir sorun bulunduğunu gösterebilir |
| Belirtilerin kısa sürede geçmesi | Şikâyetler dakikalar veya saatler içinde düzelebilir | Geçici iskemik atak olabilir ve yaklaşan inmenin uyarısı sayılır |
Boyun damar tıkanıklığı doğrudan boyun ağrısı, ense tutulması veya damarın üzerinde sürekli bir sızı oluşturmak zorunda değildir. Boyun ağrısı tek başına karotis damar tıkanıklığının tipik belirtisi sayılmaz. Asıl önemli olan, ani gelişen nörolojik değişikliklerdir.
Belirtilerin şiddeti ve süresi kişiden kişiye farklı olabilir. Bazı kişilerde kol tamamen hareketsiz hâle gelirken bazı kişiler yalnızca hafif bir uyuşma veya el becerisinde azalma hissedebilir. Hafif görünen belirtiler de göz ardı edilmemelidir.
Özellikle aşağıdaki durumlar dikkatle değerlendirilmelidir:
- Daha önce hiç yaşanmamış tek taraflı uyuşma,
- Aniden başlayan konuşma bozukluğu,
- Bir gözde kısa süreli görme kaybı,
- Birkaç dakika sürüp tamamen geçen kol güçsüzlüğü,
- Baş dönmesiyle birlikte yürüme güçlüğü,
- Ani gelişen yüz asimetrisi.
Bu belirtiler görüldüğünde kişinin kendisinin araç kullanması veya belirtilerin geçmesini beklemesi doğru değildir. Belirtilerin başlangıç saati not edilmeli ve acil yardım çağrılmalıdır. İnme tedavisinde zaman önemli olduğu için erken müdahale, beyin hasarının azaltılmasına yardımcı olabilir.
Geçici İskemik Atak Belirtileri Nasıl Ortaya Çıkar?
Geçici iskemik atak, beynin belirli bir bölgesine giden kan akışının kısa süreli olarak azalması veya kesilmesi sonucu ortaya çıkar. Halk arasında “geçici felç” ya da “mini inme” olarak anılsa da hafif veya önemsiz bir durum değildir.
Geçici iskemik atak belirtileri inme belirtileriyle aynıdır. Temel fark, belirtilerin çoğunlukla birkaç dakika veya saat içinde tamamen düzelmesidir. Ancak belirtilerin başlangıcında bunun geçici iskemik atak mı yoksa kalıcı inmeye ilerleyen bir tablo mu olduğunu anlamak mümkün değildir. Bu nedenle her iki durum da acil kabul edilmelidir.
Boyun damarında bulunan plak yüzeyinden küçük bir parçanın kopması veya kısa süreli bir pıhtı oluşması, beyin damarlarından birini geçici olarak tıkayabilir. Pıhtı çözüldüğünde ya da kan akımı yeniden sağlandığında belirtiler düzelebilir.
Geçici iskemik atak sırasında görülebilecek belirtiler şunlardır:
- Yüzün bir tarafında ani düşme veya uyuşma,
- Tek kolda ya da bacakta güçsüzlük,
- Kelimeleri söylemekte veya konuşulanları anlamakta zorlanma,
- Bir gözde ani kararma veya perde inmesi,
- Çift görme ya da bulanık görme,
- Ani baş dönmesi ve dengesizlik,
- Yürürken koordinasyon kaybı,
- Kısa süreli bilinç bulanıklığı.
Belirtiler çoğunlukla aniden başlar. Örneğin kişi konuşurken kelimeleri çıkaramamaya başlayabilir, elindeki bardağı düşürebilir veya bir gözünün önüne perde indiğini ifade edebilir. Birkaç dakika sonra tamamen normale dönmesi, tıbbi yardım ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
| Geçici iskemik atak özelliği | Açıklama |
|---|---|
| Ani başlangıç | Belirtiler çoğunlukla saniyeler veya dakikalar içinde ortaya çıkar |
| Tek taraflı etkilenme | Yüz, kol veya bacağın yalnızca bir tarafında güçsüzlük olabilir |
| Kısa süreli olması | Belirtiler dakikalar veya saatler içerisinde düzelebilir |
| Kalıcı iz bırakmaması | Şikâyetler tamamen geçebilir ancak altta yatan damar sorunu devam edebilir |
| İnme uyarısı olması | Yakın dönemde tam inme gelişme riskinin arttığını gösterebilir |
Geçici iskemik atak sonrası inme riski özellikle takip eden günler ve haftalarda yükselebilir. Bu nedenle kişinin aynı gün değerlendirilmesi; boyun damarları, kalp ritmi, tansiyon, kan şekeri ve diğer damar risklerinin incelenmesi önemlidir.
Belirtiler geçmiş olsa bile yapılması gerekenler şunlardır:
- Derhal acil yardım çağırmak,
- Belirtilerin başladığı saati not etmek,
- Kişiye yiyecek, içecek veya bilinçsizce ilaç vermemek,
- Kişinin araç kullanmasına izin vermemek,
- Belirtilerin hangi tarafı etkilediğini sağlık ekibine anlatmak,
- Daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığını bildirmek.
Acil uyarı: Yüzde kayma, kolda güçsüzlük, konuşma bozukluğu veya ani görme kaybı birkaç dakika içinde düzelse bile beklenmemelidir. Bu belirtiler geçici iskemik atak veya inme belirtisi olabilir ve acil sağlık değerlendirmesi gerektirir.
Hangi Belirtiler İnme Riskine İşaret Edebilir?
Boyun damar tıkanıklığında en önemli risk, beyne giden kan akışının azalması veya damar içerisindeki plaktan kopan bir parçanın beyin damarını tıkamasıdır. Böyle bir durumda geçici iskemik atak ya da kalıcı inme gelişebilir.
İnme belirtileri çoğunlukla aniden ortaya çıkar. Şikâyetlerin hafif olması veya kısa süre içinde düzelmesi, tehlikenin geçtiği anlamına gelmez. Belirtilerin başlangıcında bunun geçici bir atak mı yoksa kalıcı beyin hasarına yol açabilecek bir inme mi olduğu evde anlaşılamaz.
İnme riskine işaret edebilecek temel belirtiler şunlardır:
- Yüzün bir tarafında düşme: Kişi gülümsediğinde ağız köşelerinden biri aşağıda kalabilir veya yüz asimetrik görünebilir.
- Tek taraflı kol güçsüzlüğü: İki kol aynı anda kaldırıldığında kollardan biri aşağı doğru düşebilir.
- Bacakta ani kuvvet kaybı: Kişi yürümekte, ayakta durmakta veya bir bacağını kontrol etmekte zorlanabilir.
- Konuşma bozukluğu: Konuşma peltekleşebilir, kelimeler karışabilir veya kişi cümle kuramayabilir.
- Konuşulanları anlayamama: Basit sorulara uygun yanıt verememe veya söylenenleri anlamakta güçlük görülebilir.
- Ani görme değişikliği: Bir gözde perde inmesi, kararma, çift görme veya görme alanında kayıp oluşabilir.
- Denge ve koordinasyon kaybı: Kişi yürürken savrulabilir, düşebilir veya hareketlerini kontrol etmekte zorlanabilir.
- Ani bilinç bulanıklığı: Nerede olduğunu anlayamama, çevreyi algılamakta güçlük veya beklenmedik davranış değişikliği görülebilir.
- Nedeni açıklanamayan ani ve şiddetli baş ağrısı: Özellikle daha önce yaşanmamış özellikteyse acil değerlendirme gerektirir.
| Kontrol | Kişiden ne yapması istenir? | Uyarı işareti |
|---|---|---|
| Yüz | Gülümsemesi istenir | Yüzün bir tarafının aşağıda kalması |
| Kollar | İki kolunu aynı anda kaldırması istenir | Bir kolun düşmesi veya kaldırılamaması |
| Konuşma | Basit bir cümleyi tekrar etmesi istenir | Konuşmanın bozulması veya cümlenin söylenememesi |
| Zaman | Belirtilerin başladığı saat belirlenir | Belirtiler varsa acil yardımın geciktirilmemesi |
Belirtilerin başlangıç saatinin bilinmesi önemlidir. İnmede uygulanabilecek bazı tedaviler, şikâyetlerin ne zaman başladığına göre planlanır. Kişi uykudan belirtilerle uyandıysa en son normal görüldüğü saat sağlık ekibine bildirilmelidir.
İnme açısından özellikle önemli olan durumlar şunlardır:
- Belirtilerin saniyeler veya dakikalar içinde başlaması,
- Vücudun yalnızca bir tarafını etkilemesi,
- Birden fazla nörolojik belirtinin aynı anda görülmesi,
- Şikâyetlerin birkaç dakika sonra tamamen geçmesi,
- Daha önce benzer geçici atakların yaşanmış olması,
- Kişide yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol veya sigara kullanımı bulunması.
Geçici belirtiler, beyin dolaşımındaki sorunun kendiliğinden tamamen düzeldiğini göstermez. Geçici iskemik atak, ileride gelişebilecek daha büyük bir inmenin uyarısı olabilir. Bu nedenle belirtiler kaybolmuş olsa bile acil değerlendirme yapılmalıdır.
Baş dönmesi tek başına her zaman boyun damar tıkanıklığı veya inme anlamına gelmez. Ancak ani başlayan baş dönmesine çift görme, konuşma bozukluğu, yürüme güçlüğü, yüz kayması veya tek taraflı güç kaybı eşlik ediyorsa durum ciddiye alınmalıdır.
Tanı Sürecinde Boyun Damar Tıkanıklığı Nasıl Tespit Edilir?
Boyun damar tıkanıklığının tanısı; hastanın şikâyetlerinin değerlendirilmesi, fizik ve nörolojik muayene, damar görüntüleme yöntemleri ve gerekli laboratuvar testleriyle konulur. Tanı sürecinde yalnızca damarın dar olup olmadığı değil, daralmanın derecesi, plak yapısı ve beyin dolaşımına etkisi de araştırılır.
Değerlendirme sırasında belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve vücudun hangi tarafını etkilediği ayrıntılı biçimde sorgulanır. Daha önce geçici görme kaybı, kısa süreli konuşma bozukluğu veya tek taraflı güçsüzlük yaşanıp yaşanmadığı özellikle önemlidir.
Hastanın damar hastalığı riskleri de değerlendirilir:
- Yüksek tansiyon,
- Diyabet,
- Yüksek kolesterol,
- Sigara kullanımı,
- Kalp ritim bozukluğu,
- Daha önce geçirilmiş inme veya geçici iskemik atak,
- Ailede erken yaşta damar hastalığı öyküsü,
- Hareketsiz yaşam ve aşırı kilo.
Fizik muayenede boyundaki karotis damarları stetoskopla dinlenebilir. Damar üzerinden türbülanslı kan akımına bağlı üfürüm sesi duyulabilir. Ancak üfürüm bulunmaması damar tıkanıklığını kesin olarak dışlamaz; her ciddi darlıkta bu ses duyulmayabilir.
Nörolojik muayenede şu işlevler değerlendirilebilir:
- Yüz, kol ve bacak kaslarının gücü,
- Konuşma ve anlama yeteneği,
- Dokunma ve ağrı duyusu,
- Görme alanları ve göz hareketleri,
- Refleksler,
- Denge, koordinasyon ve yürüme,
- Bilinç, dikkat ve hafıza.
Boyun damarlarının görüntülenmesinde en sık kullanılan ilk yöntemlerden biri karotis Doppler ultrasonografidir. Bu incelemede ses dalgaları kullanılarak damar yapısı ve kan akış hızı değerlendirilir.
Doppler ultrason ile şu bilgiler elde edilebilir:
- Damar içerisinde plak bulunup bulunmadığı,
- Damarın hangi bölümünde daralma olduğu,
- Kan akımının hızı ve yönü,
- Darlığın yaklaşık derecesi,
- Sağ ve sol karotis damarları arasındaki farklılıklar.
| Tanı yöntemi | Neyi değerlendirir? | Hangi durumda kullanılabilir? |
|---|---|---|
| Karotis Doppler ultrason | Damar yapısını, plakları ve kan akım hızını | Çoğunlukla ilk damar incelemesi olarak |
| BT anjiyografi | Boyun ve beyin damarlarını ayrıntılı olarak | Darlığın yerini ve derecesini netleştirmek için |
| MR anjiyografi | Boyun ve beyin damarlarının yapısını | Radyasyon kullanılmadan damar incelemesi gerektiğinde |
| Kateter anjiyografisi | Damar içini ve darlığın anatomisini ayrıntılı biçimde | Tanı net değilse veya girişim planlanıyorsa |
| Beyin BT veya MR | Beyinde inme veya kanama bulunup bulunmadığını | Ani nörolojik belirti veya inme şüphesinde |
| Kan testleri | Kolesterol, kan şekeri ve diğer risk faktörlerini | Tedavi ve risk kontrolünün planlanmasında |
BT anjiyografi sırasında damar yolundan kontrast madde verilerek boyun ve beyin damarlarının ayrıntılı görüntüleri elde edilir. Darlığın yeri, uzunluğu ve damar duvarındaki plak yapısı incelenebilir.
MR anjiyografi de damarların görüntülenmesinde kullanılabilir. Bazı MR incelemeleri kontrast madde kullanılmadan gerçekleştirilebilir. Hangi yöntemin seçileceği hastanın böbrek fonksiyonları, klinik durumu ve değerlendirilmek istenen damar bölgesine göre belirlenir.
Kateter anjiyografisi daha ayrıntılı damar görüntüsü sağlayan girişimsel bir yöntemdir. Genellikle kasık veya el bileğindeki damardan ince bir kateter ilerletilir ve kontrast madde verilerek damarlar görüntülenir. Her hastada ilk tanı yöntemi olarak kullanılmaz; özellikle girişimsel tedavi planlamasında değerlendirilebilir.
Ani nörolojik belirtiler bulunan bir kişide yalnızca boyun damarları değil, beyin dokusu da incelenir. Beyin tomografisi kanama olup olmadığını hızlı biçimde değerlendirebilir. Beyin MR’ı ise kan akımının azalmasına bağlı küçük veya erken dönem hasarların gösterilmesine yardımcı olabilir.
Tanı sürecinde kalbin de değerlendirilmesi gerekebilir. Çünkü beyin damarına giden pıhtı her zaman boyun damarından kaynaklanmaz. Kalp ritim bozuklukları ve kalp içerisindeki pıhtılar da inmeye yol açabilir.
Bu nedenle gerekli durumlarda şu incelemeler planlanabilir:
- Elektrokardiyografi,
- Uzun süreli ritim takibi,
- Ekokardiyografi,
- Tansiyon ölçümü ve takibi,
- Kan şekeri ve HbA1c testi,
- Kolesterol ve trigliserit ölçümleri,
- Kan pıhtılaşma testleri.
Darlığın yüzdesi önemli olmakla birlikte tedavi kararı yalnızca tek bir ölçüme göre verilmez. Hastanın belirti yaşayıp yaşamadığı, darlığın derecesi, plağın yapısı, yaşı ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir.
Boyun Damar Tıkanıklığında Hangi Tedavi Yöntemleri Uygulanır?
Boyun damar tıkanıklığının tedavisi; damardaki daralmanın derecesine, hastanın geçici iskemik atak veya inme geçirip geçirmediğine, yaşına, genel sağlık durumuna ve eşlik eden damar hastalığı risklerine göre planlanır. Her hastada aynı tedavi uygulanmaz.
Tedavinin temel amaçları şunlardır:
- İnme ve geçici iskemik atak riskini azaltmak,
- Mevcut damar darlığının ilerlemesini yavaşlatmak,
- Damar içerisinde yeni pıhtı oluşumunu önlemek,
- Yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol gibi riskleri kontrol altına almak,
- Gerekli hastalarda beyne giden kan akımını artırmak.
Tedavi planı genel olarak yaşam tarzı düzenlemeleri, ilaç tedavisi ve uygun hastalarda damar açıcı girişimlerden oluşabilir.
Yaşam Tarzı ve Risk Faktörlerinin Kontrolü
Boyun damarlarında plak oluşumunun temel nedenlerinden biri aterosklerozdur. Bu nedenle tedavide yalnızca mevcut darlığa değil, damar hastalığını ilerleten etkenlere de müdahale edilir.
Önerilebilecek temel düzenlemeler şunlardır:
- Sigaranın bırakılması,
- Kan basıncının düzenli takip edilmesi,
- Kan şekerinin kontrol altında tutulması,
- Kolesterol düzeylerinin düşürülmesi,
- Doymuş yağ ve işlenmiş gıda tüketiminin azaltılması,
- Kişinin sağlık durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite yapılması,
- Fazla kilonun azaltılması,
- Düzenli hekim kontrollerinin aksatılmaması.
Bu değişiklikler mevcut plağı her zaman tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak damar hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya ve yeni damar sorunlarının gelişme riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
İlaç Tedavisi
Boyun damar tıkanıklığında kullanılabilecek ilaçlar hastanın risklerine ve mevcut hastalıklarına göre belirlenir. İlaçların amacı damarı doğrudan mekanik olarak açmak değil, pıhtı oluşumunu ve damar hastalığının ilerlemesini azaltmaktır.
Tedavi planında değerlendirilebilecek ilaç grupları şunlardır:
- Antiplatelet ilaçlar: Trombositlerin birbirine yapışmasını azaltarak pıhtı oluşma riskini düşürmek amacıyla kullanılabilir.
- Kolesterol düşürücü ilaçlar: LDL kolesterolü azaltmak ve damar plağını daha kararlı hâle getirmek amacıyla planlanabilir.
- Tansiyon ilaçları: Kontrolsüz yüksek tansiyonun damar duvarına verdiği yükü azaltmak için kullanılabilir.
- Diyabet tedavileri: Yüksek kan şekerinin damarlar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla düzenlenebilir.
- Kalp ritmine yönelik ilaçlar: İnme riskinin kalp kaynaklı olduğu durumlarda farklı pıhtı önleyici tedaviler gerekebilir.
Kan sulandırıcı olarak bilinen ilaçlar herkes için uygun değildir. Kullanılacak ilacın türü ve dozu; kanama riski, mide hastalıkları, kullanılan diğer ilaçlar ve geçirilmiş hastalıklar dikkate alınarak belirlenmelidir. İlaçlar hekim önerisi olmadan başlanmamalı veya bırakılmamalıdır.
Karotis Endarterektomi Ameliyatı
Karotis endarterektomi, boyun damarının cerrahi olarak açılması ve damar içerisindeki plağın çıkarılması işlemidir. Özellikle belirgin darlığı bulunan ve geçici iskemik atak ya da inme belirtisi yaşamış uygun hastalarda değerlendirilebilir.
İşlem sırasında boyundaki karotis damarına ulaşılır, damar kontrollü biçimde açılır ve kan akışını engelleyen plak temizlenir. Ardından damar yeniden kapatılarak beyne giden kan akımının iyileştirilmesi hedeflenir.
Ameliyat kararı yalnızca darlığın yüzdesine göre verilmez. Şu özellikler birlikte değerlendirilir:
- Hastanın belirti yaşayıp yaşamadığı,
- Darlığın derecesi ve bulunduğu bölge,
- Son geçici iskemik atak veya inmenin zamanı,
- Hastanın yaşı ve ameliyat riski,
- Kalp, akciğer ve böbrek hastalıklarının bulunup bulunmadığı,
- Damar yapısının cerrahiye uygunluğu.
Karotis Anjiyoplasti ve Stent Uygulaması
Karotis stent uygulaması, damara kateter yoluyla ulaşılarak daralan bölgenin genişletilmesi ve içerisine stent yerleştirilmesi işlemidir. Stent, damarın açık kalmasına yardımcı olan metal ağ yapısındaki bir destek sistemidir.
İşlem genellikle kasık veya el bileğindeki bir damardan girilerek gerçekleştirilir. Kateter boyundaki daralmış damara ilerletilir, balonla genişletme yapılabilir ve stent yerleştirilir.
Stent uygulaması şu durumlarda değerlendirilebilir:
- Açık cerrahi açısından yüksek risk taşıyan hastalarda,
- Darlığın cerrahi olarak ulaşılması zor bir bölgede bulunması durumunda,
- Daha önce boyun ameliyatı veya radyoterapi geçirilmişse,
- Damar yapısı stent uygulamasına uygun olduğunda.
| Tedavi yöntemi | Temel amacı | Genellikle hangi durumda değerlendirilir? |
|---|---|---|
| Yaşam tarzı düzenlemeleri | Damar hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak | Tüm risk gruplarında |
| İlaç tedavisi | Pıhtı ve yeni damar olayı riskini azaltmak | Belirti ve damar risklerine göre |
| Karotis endarterektomi | Damar içerisindeki plağı cerrahi olarak çıkarmak | Belirgin darlığı ve uygun cerrahi riski bulunan hastalarda |
| Karotis stent uygulaması | Daralan damarı içeriden genişletmek | Cerrahi riski yüksek veya anatomisi uygun hastalarda |
Karotis endarterektomi, boyun damarındaki yağlı plağın cerrahi olarak çıkarılmasıyla kan akımının artırılmasını amaçlar. Karotis stent uygulaması ise bazı hastalarda damar içinden gerçekleştirilen alternatif bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Tedavi seçimi darlığın derecesine, belirtilere ve hastanın genel durumuna göre yapılır.
Boyun damarında darlık tespit edilen her hastaya ameliyat veya stent uygulanmaz. Belirti vermeyen, düşük riskli ve belirgin ilerleme göstermeyen bazı darlıklar ilaç tedavisi ve düzenli görüntüleme ile takip edilebilir.
Takip sırasında şu alanlar değerlendirilir:
- Darlığın ilerleyip ilerlemediği,
- Yeni geçici iskemik atak belirtisi gelişip gelişmediği,
- Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri düzeyleri,
- İlaçların etkisi ve olası yan etkileri,
- Sigara ve diğer yaşam tarzı risklerinin devam edip etmediği.
Hangi Durumlarda Acil Tıbbi Yardım Alınmalıdır?
Boyun damar tıkanıklığında ani başlayan nörolojik belirtiler geçici iskemik atak veya inme anlamına gelebilir. İnme tedavisinde zaman son derece önemlidir. Bu nedenle belirtilerin kendiliğinden geçmesi beklenmemelidir.
Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır:
- Yüzün bir tarafında ani düşme veya uyuşma,
- Kol ya da bacağın bir tarafında ani güç kaybı,
- Konuşmanın aniden bozulması veya peltekleşmesi,
- Söylenenleri anlamakta güçlük,
- Bir gözde ani kararma veya görme kaybı,
- Çift görme veya ani görme alanı kaybı,
- Yürüme güçlüğü ve ani denge kaybı,
- Belirgin koordinasyon bozukluğu,
- Ani bilinç bulanıklığı,
- Nedeni bilinmeyen, ani ve çok şiddetli baş ağrısı.
Yüzde düşme, tek taraflı kol güçsüzlüğü ve konuşma bozukluğu inmenin temel uyarı işaretleri arasındadır. Bu belirtiler birkaç dakika içinde kaybolsa bile geçici iskemik atak ihtimali nedeniyle acil değerlendirme gerekir.
| Kontrol | Uyarı bulgusu | Yapılması gereken |
|---|---|---|
| Yüz | Gülümserken yüzün bir tarafının düşmesi | 112 aranmalıdır |
| Kol | İki kol kaldırıldığında bir kolun aşağı düşmesi | 112 aranmalıdır |
| Konuşma | Basit cümleyi söyleyememe veya konuşmanın bozulması | 112 aranmalıdır |
| Zaman | Belirtilerin yeni başlaması | Başlangıç saati not edilmelidir |
Belirtiler görüldüğünde şu noktalara dikkat edilmelidir:
- Kişi kendi aracıyla hastaneye gitmeye çalışmamalıdır.
- Belirtilerin başladığı saat not edilmelidir.
- Kişiye bilinçsizce yiyecek veya içecek verilmemelidir.
- Hekim önerisi olmadan aspirin veya başka bir ilaç verilmemelidir.
- Kişi yalnız bırakılmamalıdır.
- Belirtiler düzelse bile acil başvurudan vazgeçilmemelidir.
Geçici iskemik atakta belirtiler kısa sürede düzelebilir. Ancak bu durum tam bir inme riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Amerikan İnme Derneği, bir saatten kısa sürede geçen inme benzeri belirtilerde dahi acil değerlendirme yapılmasını önermektedir.
Kayseri nöroloji doktoru arayışında olan kişiler için geçici uyuşma, konuşma bozukluğu, görme kaybı, yüz kayması ve kol veya bacakta güçsüzlük gibi belirtilerin ayrıntılı nörolojik muayeneyle değerlendirilmesi önemlidir. Gerekli görülen durumlarda beyin ve boyun damar görüntülemeleri planlanarak tanı ve takip süreci oluşturulabilir.
Sorumluluk Reddi: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hekim muayenesi, tanı veya tedavinin yerine geçmez. Yüzde kayma, tek taraflı güç kaybı, konuşma ya da görme bozukluğu gibi belirtilerde zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Sorumluluk Reddi Beyanı
Bu sayfada sağlanan bilgiler, genel bilgi amaçlıdır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Bu bilgiler, bir doktor-hasta ilişkisi kurmaz veya mevcut bir ilişkiyi değiştirmez. Herhangi bir tıbbi sorununuz varsa, doktora danışmanız önemlidir.
Sayfada kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.